Rahmet, mağfiret ve bereket ayı olan Ramazan-ı Şerif’i uğurlarken, bizleri bir bayrama daha kavuşturan Yüce Rabbimize hamdü senalar olsun. Bu mübarek ay boyunca oruçla nefislerimizi terbiye etmeye, ibadetlerle gönüllerimizi arındırmaya, paylaşma ve yardımlaşma ile kardeşliğimizi pekiştirmeye ve güçlendirmeye gayret ettik. Sahuruyla, iftarıyla, teravihiyle ve Kur’an tilavetleriyle geçen bu eşsiz günler bizlere sabrı, şükrü yeniden hatırlattı.
Ramazan’da kazandığımız bu güzel hasletlerin sadece bir aya mahsus kalmaması en büyük temennimizdir. Kulluk bilincimizi canlı tutarak, ibadetlerimize aynı hassasiyetle devam etmeli; ihtiyaç sahiplerini gözetmeyi, gönüller yapmayı ve birlik ruhunu her daim canlı tutmalıyız. Unutmamalıyız ki hakiki kazanç, Ramazan’dan sonra da bu güzel alışkanlıkları sürdürebilmek ve bu yolda sebat etmektir.
Bayramlar; sevginin, muhabbetin ve kardeşliğin en güzel şekilde yaşandığı müstesna zamanlardır. Dargınlıkların son bulduğu, gönüllerin birleştiği, büyüklerin ziyaret edilip küçüklerin sevindirildiği bu mübarek günleri en güzel şekilde değerlendirmeliyiz. Özellikle yetimleri, ihtiyaç sahiplerini ve gönlü mahzun olan kardeşlerimizi hatırlamak, bayram sevincimizi daha da anlamlı kılacaktır.
Bu duygu ve düşüncelerle aziz milletimizin ve tüm İslam âleminin Ramazan Bayramı’nı en içten dileklerimle tebrik ediyor; bayramın başta Gazze/Filistin ve Doğu Türkistan olmak üzere tüm mazlum beldelere kurtuluş; ülkemize, gönül coğrafyamıza ve bütün insanlığa sağlık, huzur ve bereket getirmesini Yüce Rabbimizden niyaz ediyorum.
Bayramımız mübarek olsun.